ENGLISH
  Güncelleme: 27/07/2017

AB Bakanı Ömer Çelik’in IL Mattino Gazetesinde Yayımlanan Makalesi

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'in “15 Temmuz 2016, Türk Demokrasisine Karşı Yürütülen Kumpası Hatırlamak” başlıklı makalesi İtalyan Gazetesi IL Mattino’da yayımlandı.

15 TEMMUZ 2016, TÜRK DEMOKRASİSİNE KARŞI YÜRÜTÜLEN KUMPASI HATIRLAMAK

Türkiye, ulus olarak uzun bir tarihe sahip olsa da, yakında Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünü kutlayacağız.  Bu yaklaşık 100 yıllık süre boyunca, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin korunması ve tüm vatandaşlarımız için en yüksek standartların yakalanması temel hedefimiz olmuştur.  Dolayısıyla, AB üyeliği hedefimiz, bu bakış açısı temelinde değerlendirilmelidir.

Bir yıl önce, 15 Temmuz 2016 gecesinde, Türk ulusu, on yıllar içinde üyeleri devletin çeşitli kademelerine sızmış Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) hain darbe girişimine karşı birlik olmuştur.  İlk kez, darbeciler doğrudan vatandaşlara ateş açmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalamıştır. 

Darbe girişimi caddeleri dolduran Türk halkı tarafından bastırıldıktan sonra, Türk devleti, FETÖ'nün başka bir darbe girişimini önlemek için kararlı adımlar atmak zorunda kalmıştır.  Bu terör örgütü ile mücadelede, ilk adım Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 15. maddesinde de öngörüldüğü üzere, anayasal bir tedbir olan ve gerekli hallerde tüm ülkelerin başvurduğu tamamen yasal bir tedbir olan olağanüstü hal ilanı olmuştur. 

Binlerce gizli FETÖ üyesi, çoğunlukla ordu, yargı ve emniyet güçlerindeki kamu görevlerinden ihraç edilmiştir.  FETÖ üyelerinin devlet kurumlarından temizlenmesi ile birlikte Türkiye daha şeffaf bir ülke haline gelmiştir.

Bu eşsiz süreçte Türkiye, uluslararası toplum ile yakın işbirliği halinde ve Avrupa Konseyinin tavsiyelerini takip ederek hukukun üstünlüğünün korunması konusunda dikkatli davranmıştır.  Etkili tazminat mekanizmaları oluşturulmuş ve gözaltı ve gözaltında tecrit süresi gibi önemli tedbirlerde değişiklik yapılmıştır. 

Türkiye ayrıca, kararları yargı denetimine tabi olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yasal bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunu kurmuştur.  Komisyon üyeleri atanmıştır ve Komisyon bu  hafta çalışmalarına başlamıştır. 

Ancak, olağanüstü hal tedbirleri, uluslararası kamuoyunca oldukça sert ve adil olmayan eleştirilerle karşılanmıştır.  FETÖ'nün darbe girişimindeki rolü bile tam manasıyla kabul edilmemiştir. 

Türkiye uzun süreli müttefiklerinin tam desteğini alamamış ve bu durum hayal kırıklığına yol açmıştır.  Destek vermek yerine, Türk Hükümetinin güvenilirliği sorgulanmıştır.  Olağanüstü hal tedbirleri ve anayasal değişikliklere dayanarak, Türkiye'ye yönelik izleme sürecinin tekrar başlatılması ve katılım müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulunulması sadece bir hata değil, darbe girişiminde gelişen olayların inkâr edilmesi ve uluslararası sözleşmelerde yer alan temel değerlerin de inkârıdır.

Gelecek yıllarda Avrupa siyasi tarihini yazacak yazarlar en çok da bir Avrupa demokrasisinin kanlı bir darbe girişiminde nasıl yapayalnız bırakıldığını gördüklerinde şaşıracaklardır.

FETÖ  ile mücadele henüz bitmemiştir ve ulusal ve uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda  da devam edecektir. Bununla birlikte, bu mücadelede  uluslararası desteğin sağlanması şarttır.  Ancak, bunun tam aksine, FETÖ üyeleri  tarafından yapılan  iltica başvurularının giderek artan bir oranda kabul edilmesini esef ile  takip ediyoruz. 

AB üyeliğine aday ve  tüm batılı kurumların bir parçası olan bir ülke olarak, evrensel değerlerin korunması için daha fazla destek verilmesinin  ortak güven ve dayanışmaya hizmet edeceği kanaatindeyiz.  Darbe girişimi, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlandığı bir dönemde gerçekleşmiştir.  Ancak, Türkiye, tüm taahhütlerini, önyargısız bir biçimde yerine getirmeyi sürdürmüştür. Ortak geleceğimiz, ancak diyalog ve güvenli köprüler inşa edilmesi suretiyle güçlenecektir.  Türkiye-AB ilişkilerinin bel kemiği olan katılım müzakerelerinin, hedeflerimiz için en uygun çerçeve olduğuna inanıyoruz.

Darbe girişiminin yıl dönümünde, önyargılı ve temelsiz eleştiriler ile darbecilere ve terör örgütü üyelerine acımayla yaklaşmaktan ziyade,   Türk demokrasisi ile daha yakın bir dayanışma, işbirliği, diyalog ve anlayış gösterilmesi gerekmektedir.


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 27/07/2017 / Hit: 1,237