ENGLISH
  Güncelleme: 06/05/2017

AB Bakanı Ömer Çelik A Haber'de Katıldığı Programda Gündemi Değerlendirdi

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, A Haber'de katıldığı programda gündeme dair açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

TSK'nın Sincar'a yönelik operasyonunu ve Karaçok Dağı'ndaki terör örgütü PKK'nın uzantısı YPG'nin kampının bazı ABD'li komutanlar tarafından ziyaret edilmesiyle ilgili soruya AB Bakanı Ömer Çelik, bu operasyonun bir NATO ülkesi olan Türkiye'nin güvenliği açısından yapıldığını belirtti.

Terör örgütü PYD/YPG'nin milli güvenlik için tehdit oluşturduğunun bilindiğini dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, "Orada bir takım sahada yaptıkları işbirliği çerçevesinde bu müttefiklik ilişkisini inciten, rahatsız eden bu fotoğraların gözükmemesi lazım. Bu fotoğrafların olmaması lazım. Beraber nöbet tutmalar, fotoğraf vermeler kesinlikle doğru yaklaşımlar değildir. Fotoğraf nedir? Bir NATO ülkesi Türkiye, kendisine tehdit oluşturan bir terör kampını vurmuştur.  O terör kampı bir başka NATO ülkesinin, ABD'nin bir komutanı ve o terör örgütünün mensubu tarafından ziyaret edilmiştir. Bunun arkasından gelecek 'endişeliyiz' açıklaması doğru bir yaklaşım üretilmediğini gösteriyor. Esas sorgulanması gereken bu fotoğraftır." diye konuştu.

- "Bu retorikle, bu tutumla bu ilişkileri bizim sürdürmemiz mümkün değil"

Brüksel ve Strazburg’a bir ziyaret yapıp yapmayacağına ilişkin soruya AB Bakanı Ömer Çelik, Mayıs ayı başı veya en geç ikinci haftasında Brüksel ve Strazburg’da kapsamlı görüşmeleri olacağını ifade etti. 

Görüşmelerde, bu şekilde ilerlenmesinin mümkün olmadığını muhataplarına söyleyeceğini aktaran Bakan Ömer Çelik, daha öncede ifade edilen Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki zirvenin yapılması gerektiğini ancak tek başına bu zirvenin de bir çözüm olmadığını belirtti. AB Bakanı Ömer Çelik, zirve öncesinde, ilişkilere dair çıkacak takvim üzerinde çalışılması gerektiğini anlattı. 

Bakan Ömer Çelik, “Artık bu retorikle, bu tutumla bu ilişkileri bizim sürdürmemiz mümkün değil.” dedi.

Şahsi görüşmelerinde muhataplarının Türkiye’nin ve ilişkilerin öneminin altını çizdiklerini aktaran AB Bakanı Ömer Çelik, ama toplu siyaset olarak bakıldığında anlamlı bir eylem planı çıkmadığına dikkati çekti. Bakan Ömer Çelik, “Burada yapılması gereken şey şu; buna bir karar verilecekse bu zirve meselesinin bir masaya yatırılması lazım. Bu ilişkiler nasıl yürüyecek diye bakılması lazım.” diye konuştu.

Türkiye-AB Zirvesi’nin Almanya’da sonbaharda yapılacak genel seçimler dikkate alındığında kıştan önce yapılmasının mümkün olup olmadığının sorulması üzerine AB Bakanı Ömer Çelik, seçimlerin bu tür şeyleri etkilediğini ve zirvenin seçimin hemen arkasına veya Kasım sonrasına da planlanabileceğini kaydetti. 

Ekonomik kriz sonrası ırkçı hareketlerin yükselişi ve "Avrupa siyasetini alt üst edişi" karşısında köklü siyaset üretilemediğine işaret eden AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye’nin ise milli çıkarları açısından soğukkanlı ve rasyonel bir siyaset yürüttüğünü vurguladı.

AB Bakanı Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ama bu durumu da bir şekilde, zirve ya da başka bir takım mekanizmalarla, artık karara bağlamamız lazım. Çünkü biz Avrupa’da herhangi bir şekilde muamele görecek bir ülke değiliz. Türkiye’ye karşı dikkatli ve saygılı bir dilin kullanılması lazım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na karşı saygılı bir dilin kullanılması lazım. Karşılıklı olarak çıkarlamızı düşünen, gümrük birliğinin güncellenmesi gibi süreçlerin doğru bir şekilde yönetilmesi ve hayata geçirilmesi lazım.”

AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa dışındaki genel resme bakıldığında, ABD’de ilk defa bir başkanın "Brexit’i desteklediğine dair” açıklama yaptığı, transatlantik ilişkilerini, NATO’yu sorguladığı, AB ülkelerinin NATO’ya daha fazla katkı yapması gerektiğini söylediği bir dönemde, Kuzey Kore’nin etrafındaki gerilimin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. AB Bakanı Ömer Çelik, “Tam böyle bir dönem, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha da sıkılaştırılması gereken bir dönemdir.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin (AKPM) "siyasi denetim" kararından Türkiye-AB ilişkilerinin nasıl etkileyeceği hakkında AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Konseyi ve AKPM ile ilişkilerin bu karar öncesi gibi yürümeyeceğini belirtti.

Türkiye'nin Avrupa Konseyi kurucu üyesi olduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AKPM'nin aldığı kararı, Avrupa Parlamentosunun aldığı gibi tarihi hata zinciri olarak görüyorum. Burada sorulması gereken şuydu: Bombalanmış bir parlamentoyla, bir demokrasiyle, Avrupa Parlamentosunun ve AKPM'nin nasıl bir dayanışması olmuştur şimdiye kadar. Herhangi bir dayanışma ve iş birliği üretemiyorlar, maalesef politik kurumlar olarak davranmak yerine bir think-tank gibi sadece eleştiri üreten kurumlar haline geliyorlar. Bu karar, Türkiye'yi yargılayan, Türkiye ile ilgili herhangi bir şekilde Türkiye'nin demokrasi liginden düşmesinin altını çizen bir karar olarak okunamaz. Bunu kabul etmeyiz." 

- "Türkiye, Avrupa'da misafir değil ev sahibidir"

AKPM'deki oylamada iki HDP milletvekilinin "Türkiye'nin yeniden denetime alınması" yönünde oy kullandığının hatırlatılması üzerine Bakan Ömer Çelik, bunun şuursuzluk olduğunun altını çizdi.

AB Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:

"Ortaya koyduğu şey nedir bunların? Bunlar ne zaman Türkiye aleyhine bir karar olsa her an derhal bunun yanında hizalanıyorlar. Yaptıkları şeyin bir demokrasi mücadelesi veya Türkiye'nin demokratik olarak sorgulanması şeklinde anlaşılması da mümkün değil. Bu gayrimilli ve şuursuz ama hiçbir şekilde de demokratik olarak nitelendirilemeyecek, sadece Türkiye'ye karşı orada yapılan haksız bir yargılamanın ve tutumun parçası olarak ele alınabilecek son derece önemsiz bir tutum. Bu HDP milletvekillerinin esasında ne kadar çok demokrasi retoriği kullanırlarsa kullansınlar, Türkiye'de demokrasinin gelişmesiyle ilgili bir dertleri yok. Demokrasinin gelişmesinden anladıkları şey, PKK terör örgütünün daha çok alan kazanmasıyla ilgili bir meseledir."

AKPM'nin kararı sonrasında Türkiye'nin ne gibi adımlar atacağı konusunda AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin, Avrupa'nın güvenliği ve refahının ortağı olduğuna dikkat çekti.

"Bugünkü Avrupa'nın şekillenmesinde bedeller ödemiş ve buraya büyük katkılar sağlamış bir ülkeyiz. Avrupa'nın bugünkü güvenlik durumunda ve ulaştığı refahta da imzamız var." diyen AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin Avrupa'da misafir değil ev sahibi olduğunu vurguladı.

Bakan Ömer Çelik, "Avrupa'daki ırkçı partilerin pek çoğunun ürettiği Türk düşmanlığı, İslamofobi veya Erdoğan karşıtlığı dediğimiz bu siyasetlerin hiçbiri tesadüf değil. Bunların sadece Avrupa'nın içerisinden üretildiğini de düşünmeyelim. Avrupa'da Türkiye karşıtı ırkçı partilerin pek çoğunun sponsorlarının Türkiye'nin Avrupa dışındaki rakipleri olduğunu da görürüz. Birtakım rakip devletler, Türkiye'nin Avrupa sahasını, coğrafyasını ve siyasetini terk etmesi için de bu ırkçı partiler üzerinden bir siyaseti güdüyorlar." ifadelerini kullandı.

- "(Avrupa) kamuoyunu iç siyasi saiklerle zehirledi"

AB Bakanı Ömer Çelik, "Rasyonel olmayan bir şekilde Türkiye’nin Avrupa’daki seçimlerin ve iç siyasetin bir parçası haline getirilmesi, aslında kendi kendilerini felç eden bir tablo ortaya çıkartıyor.” dedi.

Fransa’da cumhurbaşkanı adaylarından, "En Marche (Yürüyüş)" Hareketinin lideri Emmanuel Macron’un “Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Türkiye-AB ilişkilerinin ilerlemeyeceğine" yönelik ifadelerinin hatırlatılması üzerine Bakan Ömer Çelik, bu durumun, Macron’un en yakın rakibinin aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisinin adayı Marine Le Pen olması dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 

Le Pen’in “Fransa’nın AB’den çıkması, Rusya ile yakınlaşması ve Almanya’ya karşı siyaset üretmesi gerektiği” şeklindeki yaklaşımına işaret eden AB Bakanı Ömer Çelik, aynı zamanda Le Pen’in “asimilasyon peşinde koşan ırkçı siyaseti” net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

Macron’un da böyle bir ortamda bir siyasetin değil “siyasetsizleşmenin” ürünü olarak öne çıktığına vurgu yapan Bakan Ömer Çelik, Le Pen’in de partisinin kısıtlayıcı politikaları içinde seçime girmek istemediği için partisinden ayrıldığını anımsattı.

AB Bakanı Ömer Çelik, şunları kaydetti:

Türkiye'nin Fransa, Hollanda ve Almanya seçimlerinin parçası haline geldiğini dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, "Benim muhataplarım, çeşitli bakanlar bana ‘Bizim kamuoyumuz bu şekilde talep ediyor’ dediklerinde onlara şunu söylüyorum, ‘Kamuoyunuzun böyle bir talebi yoktu. Siz kendi kamuoyunuzu iç siyasi saiklerle zehirlediniz.’ Ama sonuçta ne oluyor, giderek merkez partilerin ajandaları, aşırı sağ partiler ya da aşırı sol partiler tarafından tayin edilmeye başlıyor. Bu, siyasetin çökmesi demektir. Demokratik siyasetin çökmesi demektir. Eğer bu şekilde giderse, bir müddet sonra biz sadece aşırılar arasındaki yarışlara tanık olacağız."

Avrupa Parlamentosunun (AP) bugünkü toplantısı ile Malta’da yapılacak AB dışişleri bakanları gayriresmi toplantısından Türkiye-AB ilişkileri konusunda herhangi bir olumsuz karar veya gelişme bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine AB Bakanı Ömer Çelik, ilişkileri daha kötüleştirici bir adım atılacağını düşünmediğini söyledi. 

- Yunanistan’ın darbeci askerlerin iadesini tekrar reddetmesi

Türkiye’nin, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan darbeci sekiz askerden üçüne ilişkin Yunanistan’a yaptığı yeni iade talebinin de reddedilmesinin anımsatılması üzerine AB Bakanı Ömer Çelik, Yunanistan'a yaptığı ziyarette, muhataplarına darbe girişiminin Türkiye tarihi açısından en ağır saldırılardan biri olduğunu anlattığını kaydetti.

Bu konuda yapılacak bir hatanın, Türkiye’nin milli hafızasında çok olumsuz bir yere konumlanacağını muhataplarına ilettiğini söyleyen Bakan Ömer Çelik, şöyle konuştu:

“Maalesef 'yargı kararları' diyerek bu sonuç alınıyor. Biz bunun hiçbir şekilde sadece 'yargı kararı' olarak okunamayacağını ifade ediyoruz. Yani ortada açık bir darbe girişimi var. Bu darbe girişiminde bulunmuş katiller bizim sınırımızı geçip, komşu bir ülkenin topraklarına girmişler. O komşu ülkenin bunları anında iade etmesi lazım. Nasıl ki helikopteri anında iade ettiler, bu katilleri de iade etmeleri lazımdı. Dolayısıyla bu Türkiye-Yunanistan ilişkileri açısından asla unutulmayacak, Türkiye’nin zor bir döneminde, Türkiye’ye karşı suç işlemiş olanların himayesi anlamında algılanacak bir tutumdur.”

- Yunanistan Savunma Bakanı Kammenos'un, Eşek Adası'na gitmesi

Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos'un Eşek Adası'na gitmesine ilişkin de değerlendirmelerden bulunan AB Bakanı Ömer Çelik, bu kişinin ciddiye alınacak biri olmadığını belirtti. 

Oraya giderek Türkiye’nin egemenlik hakkını ihlal etmesi ya da Türk toprağı olan bir yeri Türkiye’nin elinden alması gibi bir şeyin söz konusu olmadığını dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, gereken cevabın Türkiye’nin belirleyeceği bir zamanda verileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

 


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 06/05/2017 / Hit: 2,132