ENGLISH
  Güncelleme: 07/05/2020

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın “Krizlerden Doğup, Krizlerle Şekillenen AB’nin Covid-19 Sınavı” Başlıklı Makalesi

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın kaleme aldığı “Krizlerden Doğup, Krizlerle Şekillenen AB’nin Covid-19 Sınavı” başlıklı makalesi Uluslararası İlişkiler Konseyi tarafından başlatılan “Panorama Soruyor” adlı portalda, makalenin İngilizce versiyonu ise Hürriyet Daily New Gazetesinde yayımlanmıştır.



Krizlerden Doğup, Krizlerle Şekillenen AB’nin Covid-19 Sınavı

Avrupa Birliği’nin (AB) Avro krizi, mülteci krizi, Brexit ve popülizmin yükselmesi gibi pek çok krizle mücadele ettiği bir dönemde ortaya çıkan Covid-19 salgını, AB’yi önemli ölçüde etkileyebilecek güçte bir sınamadır.

2019-24 döneminin AB kurumlarının oluşum dönemine rastlaması nedeniyle, salgının boyutunun ve ciddiyetinin geç algılanması, sağlık politikalarının üye devletlerin münhasır yetkisinde olması, AB’nin kurumsal olarak kriz yönetmek için gerekli yetki ve kaynaklara sahip olmaması ve Birlik içindeki bölünmüşlükler AB’nin sorgulanmasına neden oldu. Bu durumun, Birlik içerisinde ulus devletin rolünün güçlenmesi ve ulusüstü eğilimlerin zayıflaması ile AB üye devletleri arasındaki kuzey-güney ve doğu-batı gibi coğrafi, ekonomik ve siyasi bölünmüşlüklerin derinleşmesine neden olup olmayacağını ise zaman gösterecek.

Mart ayının ikinci yarısından itibaren AB örgütsel bir yapı olarak, kriz yönetiminde kontrolü ele alarak, dayanışma ve işbirliğini büyük ölçüde tesis etti. AB bu kapsamda, üye ülkelerin acil sağlık ürünleri talebini karşılamak için ortak satın alma mekanizması oluşturmuş, üye ülkelerin çeşitli AB fonlarını hızlı şekilde kullanması imkanını sunmuş, Schengen bölgesi içerisinde ve mücavir bölgelerde yeşil hat uygulamasıyla malların serbest dolaşımı konusunda güvence sağlamış, aşı ve tedavi geliştirmeye yönelik yatırımları artırmış ve AB vatandaşlarının geri dönüşleri için ortak adımları atmıştır.

Covid-19 salgını küreselleşen dünyada karşılıklı bağımlılığın ne kadar yoğun olduğunu, ulus devletlerin salgınla tek başlarına mücadele etmede ne kadar yetersiz kaldıklarını ve dolayısıyla AB’nin varlığının önemini ortaya koymuştur. Gerek salgın sırasında gerek sonrasında sağlık, tedavi ve araştırma politikalarının yönetilmesi başta olmak üzere, salgının ekonomik ve sosyal maliyetinin karşılanması, toplumsal yaraların sarılması ve çevrenin korunması gibi kritik hususların ancak işbirliğiyle çözülebileceği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, AB’nin önümüzdeki dönemde ekonomi, ticaret, sosyal politika ve sağlık başta olmak üzere, pek çok politika alanında yetkisini ve eşgüdüm rolünü arttıracağını düşünüyorum. 

Tarihi krizlerle dolu olan AB, aslında bu krizlere yönelik çözümlerin toplamıdır. Dolayısıyla küresel bir krizin üye devletler tarafından çözülemeyeceğinin bilinciyle AB, ortak politikalarını güçlendirmeyi sürdürecektir.

AB’nin bir örgüt olarak, bu küresel salgına karşı büyüleyici bir yanıt verebildiğini söylemek mümkün değilse de, AB’nin olmaması halinde, AB üyesi ülkelerin çok daha ağır bir durumla karşılaşıp, daha çok zarara uğrayacaklarını belirtmek mümkündür. Başka bir deyişle, AB’nin varlığı, Covid-19 krizinin şokunu yumuşatmış, olumsuz sonuçların giderilme çabalarını kolaylaştırmış, hızlandırmış ve daha az maliyetli hale getirmiştir.

Kaynak:

https://www.uikpanorama.com

 


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 07/05/2020 / Hit: 2,120