ENGLISH
  Güncelleme: 14/05/2019

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı Helsinki Times’a Mülakat Verdi

Türkiye ile Finlandiya arasında siyasi istişare toplantılarına katılmak üzere Helsinki’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Helsinki Times’a mülakat verdi.

Türkiye’nin AB üyelik süreci, ikili ilişkiler, bölgesel ve güncel konularda soruları yanıtlayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, 2019 yılının ikinci yarısında AB Dönem Başkanlığı’nı devralacak Finlandiya’dan Türkiye’nin AB üyelik sürecinde 1999 “Helsinki Ruhu”nu yeniden canlandırmalarını ve Türkiye’nin AB üyeliği yolunda ilerlemesine yönelik çalışmaları desteklemelerini beklediğimizi belirtti.

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın Helsinki Times’da yayımlanan makalesini okumak için tıklayınız.(İngilizce)

 

Röportajın Türkçe özeti aşağıda sunulmaktadır:

Finlandiya'nın 2019'un ikinci yarısında AB dönem başkanı olacağını anımsatan Kaymakcı, şöyle devam etti:

"Finlandiya'nın dönem başkanlığını almasıyla birlikte ikili ilişkileri ve Türkiye-AB arasındaki ilişkileri Finli dostlarımızla konuşabilmek için ideal zamandayız. Helsinki, Türkiye için çok önemli bir şehirdir. Burası, 1999'da ilk kez resmi olarak AB'ye aday olduğumuz yerdir. Finlandiya'nın AB dönem başkanlığının, Helsinki ruhunu bir kez daha sağlayabileceğini ve Türkiye'nin AB üyeliğini sağlam şekilde yeniden yoluna koyabileceğini umut ediyoruz."

- "İki ülke arasındaki ticaret hacmini artımayı hedefliyoruz"

Kaymakcı, Finlandiya ve Türkiye ilişkilerinin "mükemmel" olduğunu söyleyerek, eğitim gibi alanlarda iş birliği potansiyeline dikkati çekti.

Cumhurbaşkanlığı seviyesinde bu ülkeye bir ziyaret gerçekleştirilebileceğini belirten Kaymakcı, iki ülke arasında yıllık 1,3 milyar dolar olan ticaret hacminin daha da artırılması hedefine vurgu yaptı.

Kaymakcı, Finlandiya'nın eğitim alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’nin Erasmus programı başkanı olmak üzere, bu yıl Türkiye'de daha fazla sayıda Finlandiyalı öğrenci ve Finlandiya'da daha fazla sayıda Türk öğrenci görmeyi çok isterim. Finlandiya'nın bağımsızlığının yüzüncü yılını kutladığı 2017'de Ankara'da bir caddenin adını değiştirdik. Helsinki'nin de bizim 100. yıl dönümümüz olan 2023'te aynı şeyi yapmasını görmek bizim için bir zevk olacaktır. Belki bir 'Atatürk Parkı' veya 'Atatürk Yolu' olabilir. Atatürk, Türkiye’yi Batılılaşma istikametine yerleştiren önemli bir şahsiyetti ve böyle bir jest iki ülke arasındaki ilişki hakkında güçlü bir mesaj gönderecektir."

- "Türkiye 15 Temmuz gecesi maalesef gerekli desteği hissetmedi"

Türkiye'nin AB üyeliği konusunda son birkaç yılın "zorlu" geçtiğine işaret eden Kaymakcı, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün o dönem sürdürülen AB'ye katılım müzakerelerinin aksamasına sebep olduğunu kaydetti.

Kaymakcı, "Türkiye, o akşam maalesef gerekli desteği aldığını hissetmedi." ifadesini kullanarak, sürecin AB-Türkiye ilişkilerindeki güveni etkilediğinin altını çizdi.

FETÖ'nün hain darbe girişimi öncesi katılım müzakerelerinin hız kazanmaya başladığını hatırlatan Kaymakcı, "Türkiye, demokrasimizin saldırıya uğradığı o akşam maalesef gerekli desteği aldığını hissetmedi. Bu, AB ile aramızdaki itimat ve güveni doğal olarak etkiledi." şeklinde konuştu.

Kaymakcı, uluslararası hukuka uygun olarak uygulanan olağanüstü hal önlemlerinin AB tarafından desteklenmediğini anlatarak, "Bunların hepsi artık geride kaldı. Olağanüstü hal kaldırıldı ve seçimleri yaptık. AB ile ilişkimizin bel kemiği katılım sürecidir ve Türkiye’yi AB üyeliğine hazırladığımızı göstermek istiyoruz." dedi.

- "Gelecek 4 yıl reform ve ilerleme yılları olacak"

 Gelecek 4 yılın reform ve ilerleme yılları olacağını vurgulayan Kaymakcı, "1999 Helsinki Zirvesini takip eden yıllarda başardıklarımız tekrarlanabilir ve hatta daha da iyisi yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Kaymakcı, yargı ve yolsuzlukla mücadele alanlarında reformlara değinerek, şöyle konuştu:

"Türk vatandaşları için Schengen bölgesine vize serbestisi sağlamak için gerekli 72 kriterin yerine getirilmesine zaten yakınız. Tamamlanacak sadece 6 kriter kaldı. 2019'da bunu başarmayı hedefliyoruz. Yargı reformunu, Avrupa Konseyi ile istişare ederek yapıyoruz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bağlı kalmak için adımlar atıyoruz. Ayrıca, yolsuzlukla mücadeleyi ve siyasi partilerin finanse edilme yöntemlerini değiştirmeyi amaçlayan yasaları da getiriyoruz. Geriye kalan bu altı kriter Türkiye'yi reform yapmak için daha fazlasını yapmaya teşvik ediyor." 

Türkiye ile AB arasındaki göç anlaşmasına değinen Kaymakcı, 2015-2016'da yaşanan göç krizinde Türkiye'nin öneminin Avrupa'da farkına varıldığını ve bunun da katılım müzakerelerine yansıdığını belirtti.

Kaymakcı, 3,7 milyonu Suriyeli olmak üzere milyonlarca kişiyi Türkiye'nin Avrupa adına misafir etmesine karşın Finlandiya'nın yılda sadece 600 mülteci aldığına dikkati çekti.

Türkiye'nin hem kendi hem de Avrupa ve NATO sınırlarını koruduğunun gelecek müzakerelerde akılda tutulması gerektiğinin altını çizen Kaymakcı, şunları ifade etti:

"2015/16 göç krizinden hemen sonra, Avrupa’nın Türkiye'nin hayati bir müttefik ve bir Avrupa ortağı olduğunun farkına varması üzerine katılım müzakereleri hızlandı. Krizi, AB'ye yasa dışı yollardan girmeye çalışan mültecilerin ve göçmenlerin Türkiye'ye geri getirilmesini sağlayan 1-1 sistemiyle sınırlandırdık. AB, Türkiye'deki 4,7 milyon yabancının bazılarını almak için daha fazla çaba göstereceğine söz verdi ancak bu şu ana kadar hayata geçirilmedi. Fas, İran, Irak, Nijerya ve daha birçok farklı yerden çok sayıda insanı misafir ediyoruz. Türkiye, birçok yönden Avrupa'nın yükünü sırtlıyor ve bu alanda AB ile daha çok iş birliği yapmak istiyoruz. (Türkiye'deki mülteciler) Bu insanların tamamının Avrupa’ya geçişine izin verildiğini hayal edin. Biz, Avrupa’ya doğru giden mülteci akınını yönetmek ve Irak ile Suriye’deki askeri varlığımızla güvenliği artırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bizim sahadaki varlığımız olmasaydı Avrupa şu ankinden çok daha güvensiz olabilirdi."

- "Türk ekonomisi dayanıklı bir ekonomi"

Kaymakcı, "Şu anki ekonomik zorluklarımız birçok faktörle ilişkili. Birincisi 2016 yılındaki darbe girişimi. Bir diğeri de sınırımızda devam eden ve Irak gibi güçlü ekonomik iş birliğimizin olduğu ülkelerle ticaretimizi azaltan savaşlar." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapmasının ekonomisi üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu kaydeden Kaymakcı, Türkiye'nin bunlara rağmen halen AB için bir ortak olduğunu anlattı.

Gümrük Birliği konusuna da değinen Kaymakcı, şunları ifade etti:

"Türkiye’nin şu ana kadar milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparken harcadığı 37 milyar dolar, önemli bir yük. Bütün bunlara rağmen Türkiye, dayanıklı bir ekonomi. Biz güçlü bir üretim ekonomisine sahibiz ve ürün ticaretimiz bu dönemde devam ediyor. Hala AB’nin beşinci büyük ticaret ortağıyız. Enflasyonu düşürmek ve Türkiye’nin yıllık büyüme oranını daha önce ulaştığımız yüzde 5-6 seviyesine tekrar yükseltmek için şu anda bir reform paketi hayata geçiriyoruz. AB ile başlangıcından bugüne Türkiye’ye 2,3 trilyon avro kazandıran Gümrük Birliği anlaşmasının güncelleştirilmesi müzakerelerinin canlandırılmasının önemini de vurgulamalıyım."

 Kaymakcı, Türkiye'nin, Finlandiya'nın dönem başkanlığında Türkiye-AB Zirvesi'ni hedeflediğini belirterek, sözlerine şöyle son verdi:

"Helsinki ruhunu tekrardan canlandırmayı ve Finlandiya’nın AB katılım sürecine öncelik verilmesine yardımcı olmasını umuyoruz. 1999 yılında, Türkiye’nin AB’ye katılımının kaderinde olduğunu gördük ve Türkiye önceden olduğu gibi yine büyük reformları aynı şekilde yapmaya devam edecektir. Finlandiya’nın dönem başkanlığı sürecinde vize serbestisi için gerekli olan kriterleri yerine getirmeyi ve daha ileri seviye müzakereler için bir Türkiye-AB zirvesi düzenlemeyi hedefliyoruz. Finlandiya ayrıca, ulaşım ve enerji gibi farklı geniş alanlarda AB bakanlarıyla yapılacak birçok gayriresmi toplantı düzenleyecek. Bir aday ülke olarak, gelecekteki üyelik sürecimize hazırlanmak ve kendimizi yapacağımız reformlar için motive edebilmek için bu toplantılara davet edileceğimizi umuyoruz."

Kaynak: AA

 


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 14/05/2019 / Hit: 968