ENGLISH
  Güncelleme: 27/04/2017

AB Bakanı Ömer Çelik Adana’da Basın Mensuplarına Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik Adana’da basın mensuplarına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AB Bakanı Ömer Çelik, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Bütün ilçelerde, bütün sokaklarda, bütün caddelerde etkili bir çalışma yürütüyoruz. Vatandaşlarımızla cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirileri, sonrasında istikrarın daha kuvvetlenmesi için atılacak adımları, bunları güçlü bir şekilde paylaşıyoruz." diye konuştu.

Bakan Ömer Çelik, vatandaşların çok yoğun bir ilgisi olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Hem yaptığımız mitingler hem bir araya geldiğimiz insanlarla sohbetlerimiz hem de çeşitli temaslarımız, vatandaşlarımızın 16 Nisan'da güçlü 'evet'i sandıklara vuracağını söylüyor. Esas olan her zaman, Türkiye'nin başarı hikayesinin arkasında, milli iradenin mührünün sandığa güçlü bir şekilde vurulması vardır. Milli irade ne kadar güçlenirse, vatandaşın hükümeti kurma yetkisi, vatandaşın devleti yönetme yetkisi ne kadar güçlenirse, Türkiye'nin demokrasisi ve ekonomisi büyüyor ve dış dünyadaki gücü artıyor. Vatandaşın gücünün sandıkta daha etkili olması, sandıktan çıkacak hükümet üzerinde daha etkili olması, devlet yönetiminde vatandaşın taleplerinin doğru bir yazılıma dönüşmesi her zaman için Türkiye'nin gücünün ve kuvvetinin esas kaynağıdır."

Türkiye'nin siyasi krizlerden ve sistem krizlerinden çok çektiğini aktaran AB Bakanı Ömer Çelik, "Şimdi bu sistemin yapısal krizlerini ortadan kaldıracak, parçalı iktidar yapılarını ortadan kaldıracak, dolayısıyla halkın iradesinin hükümet ve devlet üzerinde tam tesisini sağlayacak bir yönetim modeline, bir sistem değişikliğine geçtiğimizi güçlü bir şekilde vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Bununla da ilgili inşallah güçlü bir netice alacağımızı düşünüyorum." ifadesini kullandı.

- "Asli kurucu iktidar millettir"

AB Bakanı Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde gensoru önergelerinin kalkıp kalkmayacağına dair tartışmalar yapıldığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bahsettiğim sistem, başkanlık sistemlerinde olan bir şey. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde de bu var. Asli kurucu iktidar hükümeti inşa ettikten sonra, artık o doğrudan onun inşa ettiği hükümet olduğu için dolaylı olarak Mecliste kurulmadığı için, dolayısıyla herhangi bir şeyin onun gensoruyla düşürülmesi söz konusu olmuyor. Onun yerine başka denetleme mekanizmaları var. Şunu herkesin anlaması lazım, bu geçmişteki anayasa tartışmaları zamanında da yapıldı. Bu ülkede asli kurucu iktidar, millettir. Milletin bu egemenliğine herhangi bir şekilde birilerinin müdahil olması, birilerinin bu millet egemenliğini parçalaması bunu parçalı hale getirmesi, güçsüzleştirilmesi bizim sistemimizin ürettiği yapısal sorunlardır. Şimdi asli kurucu iktidara ait olan bu yetkiyi, asli kurucu iktidarın hiçbir müdahale olmaksızın kullanmasını sağlayan ve bu şekilde istikrarı inşa eden bir sistem kuruyoruz."

- "Sistem değişikliğine geçmemiz lazım"

Geçmişte de TBMM'nin anayasa yapma yetkisinden bahsedilirken, bazı CHP sözcülerinin "Meclisin anayasa yapma yetkisi yoktur, buradan anayasa yapacak bir Meclis çıkması lazım." dediğini aktaran AB Bakanı Ömer Çelik, "Biz de o zaman dedik ki 'Burada meşruiyetin kaynağı millettir, millet bu yetkiyi verir'. Herkes bu yetkiyi millet adına kullanıyor. Şu meselenin Türkiye'de kabul edilmesi ve bunun içselleştirilmesi lazım siyasette. Egemenliğin millete ait olması yetersiz bir ifadedir, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması doğru bir ifadedir. Egemenlik millete ait oluyor, millet bir hükümet inşa ediyor ama daha sonra yargı vesayeti, askeri vesayet veya bir takım oligarşik güç odakları sistem içindeki fay kırıklarını kullanarak milletin inşa ettiği bu egemenliği parçalıyor, bölüyor, zayıflatıyor. Zaman zaman da askeri darbeler yoluyla ya da başka yöntemlerle çalıyor. Bizim artık bunu geride bırakan bir sistem değişikliğine geçmemiz lazım. Türkiye'nin gücü-kuvveti budur." diye konuştu.

AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin vatandaşın iradesinin hükümete ve devlete güçlü bir şekilde yansıdığı, bunun bir istikrar ürettiği her durumda inanılmaz ilerlemeler sağladığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"16 Nisan'dan sonra olan şey, vatandaşın siyasal alanda kurduğu istikrarın sistem düzeyinde de garanti altına alınmasıdır. Daha önce vatandaş siyasal anlamda bir istikrar kuruyordu, sandıkta bir istikrar kuruyordu ama daha sonra bu istikrar ya askeri vesayet yoluyla ya yargı vesayeti yoluyla ya da sistem içindeki fay kırıkları yoluyla, yapısal kriz alanlarıyla gasp ediliyordu. Şimdi yapılan şey şudur, millet 15 Temmuz darbe girişimine karşı herhangi bir şekilde bir askeri vesayete, bu eli silahlı Fetullahçı Terör Örgütü üyesi teröristlerin bu ülkede işgal girişimi oluşturmasına müsaade etmedi. Dolayısıyla bu vesayet alanlarının artık milletten topyekün bir tepki gördüğünü görüyoruz. Şimdi Türkiye'yi zayıflatan, önünü kapatan şey mevcut sistemin içinden türeyen krizlerdir, bunların Türkiye'nin önünü kesmesidir. Dolayısıyla milli iradenin sistemden kaynaklanan sorunlar sebebiyle zayıflatılmasına bir son vermek lazım. Bu sistem değişikliği de bunu sağlayacaktır."

Kaynak: AA


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 27/04/2017 / Hit: 1,339