ENGLISH
  Güncelleme: 17/05/2017

AB Bakanı Ömer Çelik 'Türkiye Ekonomisi ve Yeni Anayasa' Programında Konuşma Yaptı

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Adana Şubesi tarafından bir otelde düzenlenen "Türkiye Ekonomisi ve Yeni Anayasa" Programına katıldı.

AB Bakanı Ömer Çelik burada yaptığı konuşmada, MÜSİAD camiasının demokrasinin gelişmesi, ülkenin büyümesi, güçlenmesi için her türlü fedakarlığa hazır olduğunu açık ve net biçimde gösterdiğini belirtti.

Ekonomik nitelikli sivil toplum kuruluşlarının, darbe girişimi günü, demokrasiye ne kadar bütünsel ve kapsayıcı bir gözle baktıklarını gösterdiğini ifade eden Bakan Ömer Çelik, "Darbe girişimini önleme konusunda en önde adım atarak, fedakarlık göstererek esasında Türkiye'de demokrasinin, rejimin esas sahibinin sivil toplum olduğunu göstermişlerdir. Bunların en önde gelenlerinden bir tanesi de MÜSİAD camiasıdır." diye konuştu.

Cumhurun en fazla güçlendiği, vatandaşın hükümet kurulması, devletin yönetilmesinde en çok söz sahibi olduğu veya bununla ilgili adım atıldığı dönemlerde rejim tartışmalarının ortaya çıktığını anlatan AB Bakanı Ömer Çelik, sistem tartışmasının, rejim tartışması haline getirilmek istendiğini kaydetti.

FETÖ'nün de bir rejim değişikliği yapmaya çalıştığını ifade eden AB Bakanı Ömer Çelik, "Net şekilde şunun adını koyalım. Rejim cumhuriyettir, rejimin sahibi cumhurdur. Bu rejimin cumhur dışında hiçbir bekçiye, hiçbir odağa, vesayete ihtiyacı olmadığı 15 Temmuz gecesinde de görülmüştür." dedi.

- "Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşları saygındır"

Bakan Ömer Çelik, "halk oylamasında evet verenleri denize dökmekten" bahsedenlerin olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"15 Temmuz gecesi her gruptan insanın esas devrimci olduğu, dünyaya devrimci dersi verdiği, demokrasiyi korumak için ne kadar devrimci bir cesaret içinde olduğu görüldü. Öyle ortada gerçek devrimciler yokken, sahte devrimcilerin nutuk atmasını biliriz ama bu milletin tamamı 15 Temmuz gecesi gerçek devrimci olmuşken hiç kimseye devrim dersi vermeye kalkmasınlar. Halk bu devrimi zaten kendisi gerçekleştiriyor.

Neden milletin doğrudan iktidarı belirlediği bir modelden bu kadar çekiniyorsunuz. İşte o zihniyet dünyasından en son duydunuz 'Devrimciyiz biz, cumhuriyeti biz kurduk.' Cumhuriyeti cumhur kurdu. Senin 'evet' diyenlere de 'hayır' diyenlere de saygı duymaktan başka bir mecburiyetin yoktur. Bu ülkenin yurttaşlarının hepsi birinci sınıf yurttaştır. Sen kafanda birilerini birinci sınıf, diğerlerini ikinci sınıf vatandaş gördüğün için siyaseten herhangi bir şekilde iflah olman mümkün olmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşları saygındır. "

"Tek adam, diktatörlük" söylemlerinin de yurt dışında kara propaganda olarak ortaya atıldığını dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, bu söylemin hedefindeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, o ülkelerdeki iktidar profillerinden çok daha fazla siyasal meşruiyete sahip olduğunu belirtti.

"Anayasa değişikliğinin aceleye getirildiği" söylemleri olduğunu da ifade eden AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin sistem değişikliğini 1839'dan beri tartıştığına dikkati çekti.

Anayasaların, bir miletin nasıl yönetilmek istendiği gösterdiğini anlatan AB Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:

"Teşkilat-ı Esasiye Kanunu diyoruz ya millet, devletin yazılımının nasıl olması gerektiğini söylüyor. Şimdi 12 Eylül'de önümüze anayasa diye getirilen şey esasında faşist bir fermandı. Yukarıdan aşağıya vatandaşa buyuran bir fermandı, bir faşist darbeydi. Bundan kurtulmak için millet bir sürü seçimde yeni hükümet ortaya çıkarıp bir sürü anayasa değişikliğiyle üzerindeki bu baskıyı kaldırmaya kalktı. Ama bu anayasa değişikliklerine rağmen yetmiyor. Elinizdeki cep telefonlarının bile 3 aya bir yazılımı güncelleniyor. Türkiye 21. yüzyılda büyük bir oyuncu, aktör olacaksa 19-20. yüzyılın mantığıyla bu yazılımla bunu gerçekleştiremez." 

Türkiye'nin milli güvenliğiyle ilgili Suriye politikası ve diğer meseleler olduğunu belirten AB Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye bütün bunlara şu anki istikrar tablosu olmasa ve çok partili, çok sesli bir şekilde yaklaşsa, başkaları bu mesafeyi alırken biz yerimizde saymak durumunda kalırız. Bakın terörle çok büyük bir mücadele veriyoruz. Bugün de 3 şehidimiz var. Hepsine Allah rahmet eylesin. Etrafımızdaki gelişmeleri iyi görelim. Bugün İdlib'de kimyasal silah kullanıldı. Muhalifler BM'yi toplantıya çağırıyor." diye konuştu.

Halk oylamasıyla ilgili olarak, "mevcut sistem mükemmelmiş gibi bir tavır sergilendiğini" söyleyen AB Bakanı Ömer Çelik, "Emin olun bu sistemin zaviyesinden baktığınızda şu gün Türkiye'de istikrar olması, Türkiye'nin ekonomik büyüme gerçekleştirmiş olması, demokrasisini büyütmüş olması imkansız bir şey, mucize bir şey. Bu büyük fedakarlıklarla gerçekleşiyor." dedi.

Yeni sistemde "Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sonra ne olacağının" sorulduğunu, esas bugünkü sistemde bu sorunun yöneltilmesi gerektiğini ifade eden AB Bakanı Ömer Çelik, "Tam bir kaos. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğiyle üretilen istikrar Türkiye'yi pek çok beladan koruyor. Bu istikrar sayesinde Türkiye'yi bu tehlikeli sularda korunaklı bir şekilde yüzdürebiliyoruz. Zaten bunun garanti altına alınması için bu sistem değişikliği lazım." değerlendirmesinde bulundu.

- "Türkiye öngörülebilir bir ülke olma katsayısını çok daha artıracak"

Türkiye'nin ekonomik, siyasi açıdan rakibi olan bazı ülkelerin, sistem değişikliği konusuyla uğraştığını anlatan AB Bakanı Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Diyorlar ki 'Bu sistem değişikliği olursa Türkiye'ye bundan sonra daha az yabancı sermaye gelir, Türkiye istikrarsız olur, ekonomisi zayıflar.' Zaten siz Türkiye'nin rakibisiniz. Dolayısıyla Türkiye'nin ekonomik olarak zayıflaması ya da yabancı sermaye gelmemesi sizin işinize yarayacağı için niye sürekli olarak bunu vurguluyorsunuz? Bu sistem değişikliğinde 'evet' çıkmaması için niye bu kadar gayret peşindesiniz? Çünkü tam tersi olacak. Onu biliyorlar. Türkiye öngörülebilir bir ülke olma katsayısını çok daha artıracak. Şimdi 4 yılsa 4 yıl, 5 yılsa 5 yıl, seçim olduğu gün hükümet kurulacak. 4 ya da 5 yıl kolesterolsüz, diyabetsiz, obezite tehlikesi olmadan pırıl pırıl bir hükümet dönemi ortaya çıkacak. Tüm verileri sağlam, tüm imkanları elinde. Sadece bize düşen, daha çok koşmak ve gayret etmek için uğraşacağız."

Kara propagandalardan kimsenin korkmaması gerektiğini, ülkenin geleceğin parlak olduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, ülkenin önünde sistem krizlerinden başka bir engel olmadığını bildirdi.

AB Bakanı Ömer Çelik, özelikle "hayır" diyen vatandaşlarla bunun paylaşılmasını isteyerek, "Onların kafalarındaki korku ve kaygılar bu bahsettiğimiz propagandanın neticesi olarak çıkıyor. Vatandaşlarımızın hepsi saygındır, hepsi en iyi şekilde yaşama arzusundadır ve bu onların hakkıdır. Özellikle karasız olduğunu söyleyen, 'hayır' diyen vatandaşlara bunu sizler daha çok anlatmalısınız. İnşallah önümüzdeki sandık Türkiye için yeni bir demokratik dönemeç noktası olacak. Yeni bir demokrasi şöleni olacak." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 17/05/2017 / Hit: 1,041