ENGLISH
  Güncelleme: 05/06/2015

5 Haziran Dünya Çevre Günü

İnsanın, bugünkü ve gelecek nesiller için çevreyi korumaya ve geliştirmeye yönelik büyük sorumluluğunun vurgulandığı, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’ndan bu yana 5 Haziran tüm dünyada “çevre günü” olarak kutlanmaktadır.

2015 Dünya Çevre Günü’nün sürdürülebilir tüketime yönelik ana temasında, doğal kaynakların özenli ve dikkatli bir şekilde kullanımının önemi vurgulanmaktadır. Sanayileşme ve ekonomik büyüme ile birlikte insanoğlunun doğa üzerindeki baskı ve müdahalesinin artması, ciddi çevre problemlerini beraberinde getirmiştir. Çevre ve doğal ekosistemleri tehdit eden sorunların yeni ve geniş bir bakış açısıyla ele alınması gerekliliğinden hareketle “sürdürülebilir kalkınma” ilkesi son yıllarda dünya gündeminin üst sıralarında yerini almıştır.

Dünyamızın doğal kaynakları için geri dönüşü olmayan kritik eşiğe yaklaşmakta olduğu da düşünülerek, sağlıklı bir gelecek için hem bireysel hem toplumsal yaşamımızda önlemler almak elzemdir. Bugün birçok ülke gibi ülkemizde de, büyüme anlayışını sürdürülebilir kalkınma esasına dayandırarak, hem çevreyi hem de gelecek kuşakların haklarını güvence altına almak amaçlanmaktadır. 

Vatandaşlarımızın hayat kalitesinin arttırılması ancak temiz bir çevre ve doğal kaynakların dengeli ve ihtiyatlı kullanımı ile mümkündür. Bu çerçevede, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğu katılım müzakereleri, ülkemizde çevresel standartların iyileştirilmesine yönelik önemli bir itici güçtür. 21 Aralık 2009 tarihinde müzakerelere açılmış olan Çevre Faslı kapsamında çevrenin korunmasına ilişkin AB düzenlemelerine uyum, soluduğumuz havanın kalitesinin iyileştirilmesini, kullanım ve içme suyunda temizlik ve hijyen güvencesini, atıkların yeniden değerlendirilerek ekonomiye katkıda bulunmasını, kamuya açık ortamlarda gürültü kirliliğinin önüne geçilmesini sağlamakta, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ortamda yetişmesini güvence altına almaktadır. AB çevre standartlarının ülkemizde uygulanması yönünde atılacak her yeni adımla birlikte halkımızın hayat kalitesi ve refah düzeyi daha da yükselecektir.

AB fonları ile çevre alanında yapılan su ve atık yatırımları sayesinde kaliteli, sağlıklı içilebilir suların kentlere ulaştırılması, geri dönüşüm ve düzenli depolama tesislerinin kurulmasıyla katı atık yönetim hizmetlerinin sunulması çalışmalarına katkı sağlanmaktadır. Bu kapsamda, AB fonlarından 2002-2006 mali döneminde, atık ve su altyapı projelerine toplam 127 milyon Avro harcanmıştır. 2007-2013 mali döneminde ise, toplam bütçesi yaklaşık 600 milyon Avro olan 24 adet su ve atık altyapı projesinin inşaatına başlanmıştır. Bu alandaki yatırımlara AB mali desteği devam etmektedir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğunun nihai hedefi tam üyeliktir. Bu yolda karşılaşılan engelleri aşmak üzere Türkiye üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmekte olup, Avrupa Birliği’nden aynı kararlılık ve azmi göstermesini beklemektedir.



Güncelleme: 05/06/2015 / Hit: 5,389